
Tamı tamına bir ay, iki günün ardından yine blogumdayım.Yoğun bir ay oldu benim için.Gerçi son mesajımdan önce de pek yazmamışım ama artık geleceğe umutla bakalım.Rachel Getting Married'den bahsetmişmiydim hatırlamıyorum ama biraz bahsedeyim.Şöyleki Oscara hazırlık amaçlı her dalda aday olmuş filmleri çılgın gibi izlediğim dönemde Anne Hathaway'in adaylığı sayesinde izleme fırsatı buldum bu leziz filmi.Çok orjinal bir çalışmaydı bence.Bu tip filmleri severim sıradan şeyleri güzel detaylarla renklendiriyorlar.Indie müzikte bir nevi böyle birşey değil mi zaten?En azından pop ağırlıklı gruplar (ki benim favorilerimdir) böyle.Ha değilse zaten binlerce kopyadan birisi oluyorlar.Gerçi burda söylemek istediğimi tam söyleyemedim galiba ki insanlara da pek anlatamıyorum.Herneyse ben bu konu hakkında ileride gerçekten yazmak isterim.Gerçi ben bu daha sonra bahsedeceğim diye vaadde bulunduğum şeylerden hiç bahsetmiyorum galiba.Hatta tam olarak bu konu hakkında da vaadde bulunup geri dönmemiş olabilirim.Gerçi gördüğünüz gibi uzun zamandır bu konuları bırakın hiçbirşey yazmamışım ya o da ayrı bir konu.Rolling Stone'la Empire'ın kapanması beni nasıl yaraladı anlatamam :D Rachel kızımızın düğününe gelirsek; tüm filmimiz handy-cam ile çekilmiş.Hal böyle olunca düğün tadını çok iyi yakalıyorsunuz.Oyunculuklar acayip iyi ve çok gerçekçi hatta filmin çok önemli noktalarının doğaçlama ve senaryo dışında ortaya çıktığını düşünüyorum.Hatta bazı sahnelerde ulan gerçekten bu gelin-damat rolündeki tipler evleniyorda onun üstüne kurgu bir film mi yaptılar diye de sordum kendi kendime.Ayrıca düğünde çalan gruba eminim herkes bayılacaktır.Bunlar dışında da başka spoiler vermiyeceğim, izleyiniz.Şimdi gelelim film ile ilgili şatafatlı bölümlere.Bu iki kısımıda ben filmi izledikten yaklaşık iki ay sonra yani bugün öğrendim.Bu kısmı nasıl etkileyici anlatmalıyım bilmiyorum ama filmde böyle garip görünüşlü bir damat var.Gözlükleri var kocaman falan ne biçim bir tip bu yahu böyle mimikleri falan anlaşılmıyor hiç ama yine de iyi biri galiba diyosunuz kendi kendinize.Sonra filmi izledikten iki ay sonra öğreniyorsunuz ki bu adam Tunder Adebimpe imiş.Peki kim bu Tunder Adebimpe?Bugüne kadar onu da bilmiyordum ama izlediğim bir klip sonucu hayatım değişti :P Tv on the Radio grubunun dahi adamıymış kim olucak.Adam oyunculuk da yapıyormuş meğer ve ben bugüne kadar hiç kliplerini izlememiş ve hiç fotoğraflarına bakmamıştım.Acayip şaşırdığım bir olay oldu.Gerçi filmde de müzisyen birini canlandırıyor.Gelelim ikinci olayımıza; film hakkında ekşi sözlükte araştırma yaparken fragmanda Rogue Wave grubundan bir Buddy Holly coverı çalıyormuş.EVERYDAY.Tanrım biterim bu şarkıya (Catcher in the Rye).Dururmuyum hemen fragmanı izledim.O anki duygularımı anlatamam.Şarkının girdiği noktada tüylerim diken diken oldu ve fragman bitene kadar kendime gelemedim.Buddy Holly zaten dahi bir adam.Taktığı gözlükleriyle John Lennon'a cesaret veren ve güzel grubumuz Weezer'ın şarkısına isim olaran birisidir kendisi.22 yaşında genç yaşta ölmüş ne yazıkki.Müzikal dahilini de aşağıda sunduğum linklerle siz görün.Günümüz müzik piyasasını ne kadar etkilediğini de kabul edin.Gerçi içimizde Beatles'ı bile sevmeyen tipler de yok değil! Başladık bir gözlüktür gidiyoruz hemde söz konusu kemik gözlükse mutlaka birisinden bahsetmem lazım.Woody Allen! Müthiş adamdır çok severim.İki yeni projeye başlamış onu müjdeliyeyim dedim.2009 haziranında karşımıza gelecek ilk projesinin ismi Whatever Works ve şuradan detayları görebilirsiniz.2010'daki isimsiz projesi ise kadro bakımından çok daha heyecan verici ve ona da şuradan ulaşabilirsiniz.Ne yazık ki yine oyuncu kadrosunda kendi ismi yok.Bakalım tekrar ne zaman görücez kendisini kamera karşısında.
Bloga iyi döndüğümü düşünüyorum açıkcası.Yazı bitti ama ürünler var daha :
Buddy Holly - Everyday
indir
Buddy Holly - Dearest
indir
Rogue Wave - Everyday
indir
Rachel Gettin Married Trailer
Weezer - Buddy Holly

0 yorum:
Yorum Gönder